Mobil Evler Özgürlüğün Adresini Sunuyor

World Seven Prefabrik & Konteyner firmasının CEO’su İbrahim Tetik, tiny house’ların yeni yaşamın vazgeçilmez bir yüzü olacağını söylüyor: “İkamet ettiğimiz yerler bizleri gün geçtikçe kendimizden uzaklaştırıyor. Mobil evler ise bize özgürlüğün adresini sunuyor.”

Mobil ev olarak tarif edilen tiny house’lara olan alakanın nedeni nedir?

Beton teknolojisinin geldiği yer sadece yapıları değil, içinde yaşayan insanların ruhunu da çürüttü. Şurası acı bir gerçek: İkamet ettiğimiz yerler bizleri gün geçtikçe kendimizden uzaklaştırıyor. Mobil evler ise bize özgürlüğün adresini veriyor. Bence tiny house’lara olan ilginin dip ya da kök nedeni budur.

Bu ilgiye örnek olması açısından bir söyleşinizde “Türkiye, yakın zamanda mobil evler bahçesine dönüşecek.” diyorsunuz.

Evet… Tekrar edeyim: Türkiye, çok yakın bir gelecekte mobil evler bahçesine dönüşecek. Çünkü insanların ‘tekerlekli ev’ diye de tarif ettiği tiny house’lar, dışa bağımlı yapılar olmadığı için müşterilere çok cazip geliyor. Bir kere tiny house’lar yapı olarak kabul edilmiyor, burası önemli. Park hâlindeki karavan statüsünde olan bu ‘tekerlekli evler’, tamamen yasal ve kullanımı hiçbir sorun teşkil etmiyor. Tuvalet, banyo ve mutfak gibi bir evin hayatî öğeleri, yaşamınızı kolaylaştıran bir tasarımla size sunuluyor. Hâliyle sahibi olduğunuz veya kiraladığınız arsada imar izni olmadan bu evleri rahatlıkla kullanabiliyorsunuz.

Mobil evlerin güvenilirliği konusunda ne söylersiniz?

Kurucusu ve CEO’su olduğum Wolf Tiny için konuşursam bizim ürünlerimiz standart betonarme evlerden yaklaşık dört kat fazla izolasyona sahip ve yine dört mevsim kullanıma uygun. Atık su tankı, güneş panelleri, tamamlanmış elektrik ve su tesisatlarıyla sizi dış dünyaya bağlı kılmayan modeller bunlar. Deprem gibi felaketlerden ötürü insanlar kendilerini daha güvende hissedecekleri, stres altında preslenmeyecekleri bir yaşamı arzu ediyorlar. Mobil evlere olan yoğun talebin arkasında böyle etmenler de var.

Peki, siz firma olarak nasıl ürünler üretiyorsunuz?

Belki klasik olacak ama Wolf Tiny olarak biz, müşterilerimizin içinde keyifli zamanlar geçireceği modeller üzerine çalışıyoruz. Bakın mesela, ben de dahil olmak üzere çalışanlarımızla ürettiğimiz yapıların içinde kalıyoruz, böylece ürünlerimizi bizzat test etmiş oluyoruz. Yani bir eksik, bir aksak varsa bunu sahada deneyimleyerek gideriyoruz. Bu aşama, bizim için de çok kıymetli bir referansa dönüşüyor. Yani müşterimizin önüne giden her bir yapı, içinde bizim de nefes alıp verdiğimiz bir ev oluyor artık.

Alman menşeli bir Türk firmasısınız. Siz Türkiye’de hangi eksiklikleri gördünüz?

2008’den beri konteyner ve tiny house üretiyoruz. Evet, dediğiniz gibi Alman menşeli bir Türk firmasıyız. Türkiye pazarına girdiğimizde gözümüze çarpan ilk fotoğraf; insanların huzur içinde, tabiatın yanında yaşam sürecekleri yerler arama ihtiyaçları oldu. Biz, yani Wolf Tiny ve Contain Haus olarak, günümüzün trendlerinden addedilen tiny house’ları mobil yaşam ve minimalist özgürlükle harmanlayıp müşterilerimizle buluşturuyoruz.

Hem Ekolojik Hem Ekonomik Ürünler

Tiny house’lara hangi bölgelerde daha çok talep var peki?

Sahaya çıktığımızda en çok talebin Marmara Bölgesi’nden geldiğini gördük. Malum Marmara, Türkiye’nin belki de iş gücü yükünün en yüksek olduğu alan. İsteğin daha çok bu hat üzerinden gelmesi, yoğunluğun bu çevrede karşımıza çıkması, aslında az önce de söylediğim gibi insanların huzurlu iklimlerde, kaosun, keşmekeşin olmadığı yerlerde yaşam sürmek istemelerinin göstergesi. Marmara’nın yanı sıra Trakya ve Ege havalisinden de yoğun bir tiny house talebi söz konusu. Yeri gelmişken şu ikazı da paylaşayım: Söz konusu lokasyonların tarım alanları olduğu söyleniyor. Genelleme yapamam ama bizden tiny house alan müşterilerimiz; bu mobil evleri kendi arazilerine konduracaklarını, böylece bir yandan doğada yaşamı tecrübe edeceklerini, öte taraftan da şahsî ve minimal tarımsal faaliyetleri ile ilgileneceklerini söylüyorlar.

Peki son olarak; tiny house’larla alakalı ne söylemek istersiniz?

Hemen her birimiz şehirde yaşıyor; ama bir yandan da köy hayatını özlüyoruz. Bu da günümüz insanının bir paradoksu olsa gerek. Eğer yaşam kalitenizi yükseltmek, mutlu, huzurlu ve güvenilir bir hayat idame ettirmek gibi bir gayeniz varsa mobil evler bu amaca uygun dizayn ediliyor. Mesela ürünlerimiz, statik raporumuza göre 9.0 şiddetindeki depreme dayanıklı. Günümüzde herkesin ilk önceliğinin deprem gerçeği olduğunu kaydedersek bu bilgi epey önemli. Hem ekonomik hem ekolojik ürünler olan tiny house’larımız, ‘herkesin bir evi olmalı’ mottomuzun da yansıması aslında.

Müşteriler, mobil evleri satın alırken nelere dikkat etmeli?

Şimdi bir kere ürünlerin kaliteli, modellerin estetik ve kullanışlı olması gerekiyor. Çünkü tiny house’lardaki birinci öncelik doğanın içinde konforlu bir yaşam. Yapıda kaç kişi yaşayacak, yaz-kış burada mı ikamet edilecek gibi sorular önemli. Çünkü ona göre metrekare hesaplanıyor ve bu bilgiler ışığında, mühendisliğe göre ev içi dizayn ediliyor. Şayet; uzun süreli bir yaşam olacaksa güneş paneli, atık su tankı gibi hayatî aparatların mutlaka bu mobil evlere monte edilmesi lazım. Tüm bu teknik detaylardan sonra ürünü üretecek firmanın güvenirliği de mühim tabi.

Depreme Karşı Çelik Evler Üretmeliyiz

Türkiye maalesef bir deprem ülkesi. Hemen her sarsıntıda yıkılmamak için ne önerirsiniz?

Evet, Türkiye düzenli aralıklarla sarsılan, topraklarını zelzele vuran bir coğrafyaya sahip. Ülkemizin en önemli gündem maddelerinin başında maalesef deprem felaketi geliyor. Sadece 17 Ağustos 1999 Gölcük ya da 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin acı ve yıkıcı tablolarına bakarak değil, her zaman bu doğal afete karşı teyakkuzda olmamız gerekiyor. Burada bütün suçu betona atmak istemiyorum ama deprem gerçeğine karşı çelik evler üretmeliyiz. Bu zor ve uzun vadeli işin kalıcı çözümü olarak ben bunu öneriyorum.

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir